top of page

Analiz / Türkiye ve Güney Afrika İlişkilerini Güçlendiriyor

  • Yazarın fotoğrafı: Eren Gökdemir
    Eren Gökdemir
  • 6 Tem
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 11 Tem

Erdoğan ve Güney Afrikalı mevkidaşı el sıkışırken.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Güney Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mashatile

31 Temmuz’da ABD Başkanı Donald Trump, Further Modifying the Reciprocal Tariff Rates başlıklı bir başkanlık kararnamesi imzalayarak, aralarında Güney Afrika’nın da bulunduğu bazı BRICS ülkelerinden ithal edilen çeşitli ürünlere yüzde 30 oranında ek gümrük vergisi getirdi. Bu gelişme karşısında Pretoria, Amerikan pazarına olan bağımlılığını azaltmak amacıyla ekonomik ortaklıklarını çeşitlendirme iradesini yeniden ortaya koydu. Bu çerçevede Türkiye; sanayi kapasitesi, yatırım potansiyeli ve Küresel Güney içindeki giderek artan rolü nedeniyle stratejik bir ortak adayı olarak öne çıktı.


Paul Mashatile’nin 15–17 Ekim 2025 tarihlerinde Ankara’ya gerçekleştirdiği resmî ziyaret, ticari dengelerin yeniden tanımlandığı bu bağlam içinde gerçekleşti. Ziyaret, Türkiye ile Güney Afrika arasındaki ikili ilişkilerin kurumsal düzeyde yeniden canlandırılması açısından önemli bir dönüm noktası oldu. 2012’de oluşturulan mekanizmanın kuruluşundan bu yana ilk kez Türkiye–Güney Afrika İkili Ulusal Komisyonu, Cevdet Yılmaz ve Paul Mashatile’nin eş başkanlığında toplandı. Böylece işbirliği, cumhurbaşkanı yardımcılığı düzeyine yükseltilmiş oldu. Bu diplomatik seviye artışı, iki ülkenin ortaklıklarını düzenli ve yapılandırılmış bir çerçeveye oturtma iradesini yansıttı. Komisyonun bundan böyle her iki yılda bir toplanması; projelerin takibini sağlamak ve elde edilen sonuçları değerlendirmek amacıyla kararlaştırıldı.


Bu yeni dinamizmin devamı olarak ekonomi ve ticaret alanlarında çeşitli anlaşmalar imzalandı. Bunlar arasında, iki ülkenin ticaret bakanlıkları arasında kalıcı bir diyalog mekanizması kurmayı ve ikili ticaretin önündeki engelleri kaldırmayı amaçlayan Ortak Ekonomik ve Ticari Komisyon’un kurulmasına ilişkin ortak bildiri ile serbest bölgeler arasında işbirliğine dair mutabakat zaptı öne çıktı. Bu ikinci anlaşma; sanayi yatırımlarını, lojistik işbirliğini ve bilgi birikimi transferini teşvik etmeyi hedefledi. Ayrıca spor ve yükseköğretim alanlarında da sektörel anlaşmalar imzalanarak akademik ve kültürel değişimlerin güçlendirilmesi amaçlandı. İki heyete göre bu araçlar, ekonomik işbirliğinin siyasi dalgalanmalara karşı kalıcı hâle getirilmesi ve korunması bakımından önemli mekanizmalar oluşturmaktadır.


Ticari açıdan Ankara ve Pretoria’nın ortak hedefi açıktır: ikili ticaret hacmini orta vadede 2 milyar dolardan 5 milyar dolara çıkarmak. Taraflar, mevcut potansiyelin hâlâ büyük ölçüde yeterince değerlendirilmediği konusunda mutabık kaldı. Yenilenebilir enerji, altyapı, otomotiv, tarım makineleri, madencilik sanayileri, bilgi teknolojileri, sağlık ve turizm başlıca öncelikli sektörler olarak belirlendi. Bu alanların, daha dengeli ve sürdürülebilir bir ekonomik işbirliği için kaldıraç işlevi görmesi beklenmektedir.


Ziyaretin ekonomik boyutu İstanbul’da da devam etti. Paul Mashatile, burada 5. Türkiye–Afrika İş ve Ekonomi Forumu’na katıldı. İş dünyası ve ekonomik kurum temsilcilerinden oluşan bir kitleye hitap eden Güney Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı, ülkesini “Türk şirketleri için Afrika kıtasına açılan bir kapı” olarak tanımladı ve Güney Afrika bölgesindeki yatırım fırsatlarına dikkat çekti. Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise Ortak Ekonomik ve Ticari Komisyon’un ticari ilişkilerin güçlendirilmesi ve karşılıklı yatırımların teşvik edilmesindeki merkezi rolünü vurguladı.


Son olarak ziyaret, dikkat çekici bir diplomatik ve sembolik boyut da kazandı. Ankara, Güney Afrika’nın Gazze’de uluslararası insancıl hukukun ihlal edildiği iddialarına ilişkin Uluslararası Adalet Divanı nezdinde yürüttüğü sürece desteğini yineledi.


Stratejik açıdan bakıldığında, Güney Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın Ankara ziyareti, Türkiye ile Güney Afrika arasında yapılandırılmış bir işbirliği çerçevesinin kurulmasını pekiştirdi. Bu süreç, iki ülke arasındaki ilişkilerin dönemsel ve sınırlı bir ikili temas düzeyinden kurumsallaşmış ve sürdürülebilir bir ortaklığa geçişini simgeledi. Bu dinamizm; ticaretin çeşitlendirilmesi, karşılıklı yatırımların kolaylaştırılması ve iki ekonominin endüstriyel tamamlayıcılıklarının değerlendirilmesi üzerine kurulu bir ekonomik yol haritasının başlatılmasıyla somutlaştı.


Ekonomik boyutların ötesinde, bu görüşme aynı zamanda uluslararası adalet, egemenlik ve milletler arasında eşitlik gibi ortak ilkeler üzerine kurulu siyasi ve diplomatik bir ortaklığın ortaya çıkışını da teyit etti. Ankara ve Pretoria, bu çerçevede Küresel Güney içinde birbirini tamamlayan iki aktör olarak öne çıkmakta; geleneksel güç merkezlerinden bağımsız, dengeli bir işbirliği modeli geliştirmeye çalışmaktadır.


Bu perspektiften bakıldığında Türkiye, Güney Afrika’da istikrarlı ve etkili bir bölgesel güçle ilişkilerini derinleştirerek Afrika’nın güneyinde kilit bir aktör olarak konumunu güçlendirmektedir. Güney Afrika ise BRICS içinde Ankara’nın stratejik ortağı olma rolünü pekiştirmekte ve bu ikili ilişkiyi, yeniden şekillenen küresel düzende diplomatik ve ekonomik etki alanını genişletmeye yönelik bir araç hâline getirmektedir.


Bu yazı ilk olarak 19.09.2025 tarihinde Eurasiapeace'de Fransızca yayınlanmıştır. Aslından Türkçe'ye Eren Gökdemir tarafindan çevrilmiştir.


 
 
 

Yorumlar


ai-generated-IMAGE.jpg
Eren.png

Selamlar ! 

Yaptığım çalışmalarla ilgili fikirlerinizi ve düşüncelerinizi yorumlar bölümünde belirtebilirsiniz. Ya da benimle iletişim sayfası üzerinden temasa geçebilirsiniz. Ayrıca burada yayımlanan yazıların şahsi görüşlerimi yansıttığını; tamamen bağımsız olduğunu ve hiçbir kurum ya da kuruluşa bağlı olmadığımı ifade etmek isterim.

 

 Iyi okumalar efendim. 

Mavi tonlarda sanatsal bir dünya haritası illüstrasyonu.

Bültene Abone Ol

Çalışmalarımdan haberdar olmak için e-posta adresinizle takip edebilirsiniz.

bottom of page